Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

“Nükleer müzakerelerde anlaşmanın sağlanmamasının nedeni ABD ve Batı’nın hırsındandır”

, kategorisinde, 30 Kas 2014 - 12:34 tarihinde yayınlandı
“Nükleer müzakerelerde anlaşmanın sağlanmamasının nedeni ABD ve Batı’nın hırsındandır”

Almanya’nın Orta Doğu Uzmanı Udo Stein-bach, P5+1 ile İran arasındaki nükleer müzakerelerde kapsamlı bir anlaşmanın sağlanmamasının en önemli nedeninin, ABD ve Batı’nın hırsları olduğunu belirtti.

Nükleer müzakerelerde kapsamlı anlaşmaların sağlanması için şartların çok uygun olduğuna işaret eden Udo Stein-bach “Normalden fazla beklentiler ve Batı’nın aşırı talepleri, müzakerelerin yeniden uzamasına neden oldu. Batılıların, İran ile nükleer müzakerelerinde kendilerine özgü bir program yürüttüklerine inanıyorum öyle ki onlar için asıl konu, her şey ve ya hiçbir şeydir ve buna göre ön gördükleri menfaatleri İran’a dayatmaya çalışıyorlar.

Batılıların, nükleer müzakerelerde tüm tarafların menfaatlerini sağlayacak bir politika peşinde olmadıklarına ve sadece kendi menfaatlerini düşündüklerine inanıyorum. ABD ve Batı şu ana kadar müzakerelerde İran’ın nükleer programlarını kontrol etme ve gözetlemesiyle ilgili bazı konuları gündeme getirdi. Bu da, NPT gibi uluslar arası anlaşmalar ve yasaları aşıyor ve İran halkı için kabul edilir değil. İlginç olan da şu ki biz nükleer bombası olan ve hiçbir şekilde nükleer programlarını UAEA ve diğer uluslar arası kuruluşların gözetimine açmaya hazır olmayan bir İsrail ile karşı karşıyayız. Bu ülke ayrıca NPT üyesi de değil ancak kimse onlara bir şey demiyor. Bu arada İran’ın tüm nükleer faaliyetleri, UAEA gözetimi altındadır ve Ajansın birçok raporuna göre İran bu konudaki faaliyetlerinde barışçıl amaçlardan sapmamıştır ve tüm taahhütlerine bağlı kalmıştır ancak yine de müzakerelerde yasadışı taleplerin baskısı altındadır.”dedi.

Şu ana kadar İran’ın nükleer programlarıyla ilgili Batılıların baskıları ve dayatmaları, teknik ve teknolojik meseleler olmadığını aksine siyasi hedefler ve konular olduğuna işaret eden Uzman “Sorun şu ki Batı bugüne kadar İran’ı başkalarına ihtiyaç duymayan devrimci bir ülke olarak ayakları üzerinde durmasını istemedi.”dedi

Haber Editörü : Tüm Yazıları