Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
Son Dakika Haberler

Saç dökülmesi bakın hangi hastalık habercisi

kategorisinde, 19 Eki 2015 - 10:32 tarihinde yayınlandı
Saç dökülmesi bakın hangi hastalık habercisi

Yapılan yeni araştırmalara göre, erkeklerde ortaya çıkan kellik sorununun böbrek taşının da habercisi olabileceği ortaya çıkartıldı.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tıp Fakültesinde gercekleşen tetkik , erkeklerde kellik sorununun böbrek taşının habercisi olabileceğini ortaya çıkardı. Çalışmada böbrek taşı hastalığına yakalanma oranı, saçı tepeden dökülenlerde 1, beş , total dökülenlerde ise 2 kat daha çok bulundu.

ÇOMÜ Tıp Fakültesi Üroloji Temel Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Berkan Reşorlu, yapmış olduğu açıklamada, erkeklerde hem saç dökülmesi hem de böbrek taşı oluşumunda testosteronun (erkeklik hormonu) mühim payı bulunduğunu anlattı.

Bu hormondaki bir maddenin saç foliküllerini zayıflatarak dökülmeye yol açtığını ifade eden Reşorlu, bu maddenin aynı dönemde böbrek taşının yapısındaki oksalatın üretimini artırdığını, taş oluşumunu önleyen “sitrat” ve “osteopontin” isimli moleküllerin üretimini azalttığını, böylece böbrek taşı meydana gelişini kolaylaştırdığını belirtti .

Reşorlu, dünyada yüzde 1-15 olan böbrek taşı görülme sıklığının Türkiye’de daha yüksek bulunduğunu ifade ederek “Ülkemiz bu mevzuda dünyada başı çekiyor. Türkiye’de taş görülme sıklığı yüzde 15 olarak bildiriliyor” diye belirtti .

Erkeklerde kadınlara göre 3 kat daha çok

Böbrek taşı görülme sıklığının sıcak iklime sahip Güneydoğu ve Akdeniz bölgelerinde yüzde 50’lere yaklaştığını kaydeden Reşorlu, hastalığın, erkeklerde kadınlara göre 3 kat daha çok izlendiğini ifade etti .

Doç. Dr. Reşorlu, şu bilgileri aktardı:

“Dünya genelinde artan şişmanlık, obezite, erkek ve kadın arasındaki görülme farkını kapatıyor çünkü artan kilolarla özellikle kadın hastalarda hormonların taş hastalığında koruyucu özelliği azalıyor. Buna rağmen günümüzde erkekler hala 3 kat daha çok taş hastalığına yakalanıyor. Genel olarak taş hastalığını daha önceden nasıl öngörebiliriz veya bu hastalığı cerrahi dışı, ilaçlarla nasıl tedavi edebiliriz, hastalarımızı nasıl daha basit sağlığına kavuşturabiliriz, bu gayesiyle birtakım çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalardan birinde çok fazla geniş bir tarama gerçekleştirdik. Erkeklerde testosteronun böbrek taşı hastalığına yatkınlık oluşturduğunu biliyorduk. Kellik ile böbrek taşı hastalığı arasında birliktelik olabileceğini düşündük. Tarama çalışmamızda erkekleri genel olarak 4 gruba ayırdık. ‘ Yalnızca şakak bölgesinde kellik olanlar’, ‘tepeden açılanlar’, ‘total kellik olanlar’ ve ‘saçı dökülmeyenler’ olacak şekilde grupladık. Sonuçta tepeden açılanlar ile total kelliği olanlarda taş hastalığının kellik olmayanlara göre daha sık izlendiğini fark ettik. Saç dökülmesi olmayanlara oranla verteks tipi (tepeden) saç dökülmesi olan erkeklerin 1, beş kat, total saç dökülmesi olan erkeklerin ise 2 kat daha çok böbrek taş hastalığına yakalandıklarını tespit ettik. Bunun taş hastalığını öngörmede mühim olduğunu düşünüyoruz.”

Elde ettikleri sonuçların kendileri için yol gösterici olacağını ifade eden Reşorlu, bulguların, patofizyolojik mekanizmalar kullanılarak erkeklik hormonu üzerinden tedaviler geliştirilebilmesi bakımından mühim bir saptama özelliği taşıdığını sözlerine ekledi.

Haber Editörü : Tüm Yazıları