Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
Son Dakika Haberler

Şii Müçtehitler Ehlisünnetin değerlerine saygısızlığı caiz görmüyor

, , kategorisinde, 21 Ara 2015 - 22:28 tarihinde yayınlandı
Şii Müçtehitler Ehlisünnetin değerlerine saygısızlığı caiz görmüyor

Ayetullah Mekarim Şirazi, Müslümanlar arasında vahdet ve kardeşliğin bir zaruret olduğuna dikkat çekti ve şöyle konuştu: Hiçbir Şia’nın Ehlisünnetin kutsallarına saygısızlık etme hakkı yoktur. Tüm taklit mercileri bunu vurgulamaktadır.

Ayetullah Nasır Mekarim Şirazi bugün Gülistan eyaletindeki Ehlisünnet uleması ve talebeleri ile yaptığı görüşmede Peygamberimizden (s.a.a) şu hadisi nakletti: “İnsanların arasındaki ihtilafı gideren ve onların arasında barış sağlayan kimse Allah yolundaki mücahit gibidir.” Ayetullah Mekarim Şirazi sözlerine şöyle devam etti: Bu rivayetten şunu anlıyoruz; cihat etmek İslam dininin azameti için vardır. İnsanların arasında barış sağlayan kişi de yaptığı ıslah hareketi ile İslam’ın azametine vesile olmaktadır. Yani her iki amelin de felsefesi aynıdır.

Ayetullah Mekarim Şirazi, Kur’an açısından ihtilafın kınanmış bir amel ve şirk seviyesinde bir tutum olduğuna dikkat çekti ve şöyle konuştu: Şia ile Ehlisünnet arasında birçok ortak noktalar vardır. Mesela hac amellerini ortak şekilde ve omuz omuza yerine getirmekteyiz. Fıkhi ve ameli açıdan mevcut olan bazı ihtilaflar ise bu iki mezhebin mensuplarına birbirlerinin kutsal değerlerine saygısızlık etme hakkını vermez. Bizler Şia ve Ehlisünnet olarak birbirimizin mukaddesatına saygı göstermeliyiz. Hiçbir Şia Ehlisünnetin mukaddesatına saygısızlık etme hakkına sahip değildir. Taklit mercilerinin hepsi bu konuyu vurgulamaktadır. Hatta biz bu konudaki fetvamızı El-Ezher Şeyhine de gönderdik.

Ayetullah Şirazi sözlerine şöyle devam etti: Düşmanlarımız tüm güçleriyle Müslümanlar arasında fitneciliği körüklemek için çalışıyorlar. Bugün Suriye, Irak ve bazı ülkelerde yaşanan acı gerçekler bunun sonucudur. Onlar Müslümanları birbirine düşürmekte ve bu meyanda hem Şia hem de Sünni zarar görmektedir. Düşmanlarımız ise büyük bir keyifle bunu izlemektedir. Son olarak El-Ezher Şeyhinin Şiilik aleyhinde bir makale yayımladığına şahit olduk. Oysaki biz onu vahdet ve birliğin davetçilerinden biri olarak biliyoruz. Bu tablo şeytanın çok sinsice hareket ettiğini ve birtakım tv. programlarıyla El-Ezher Şeyhini tahrik ettiğini göstermektedir. Halbuki sözde Şiiliği anlatan bu kanallar İslam düşmanları tarafından finanse edilmektedir ve amacı da bellidir. Bu kanallarda sürekli Ehlisünnetin kutsallarına, âlimlerine ve değerlerine sövülmektedir. Aynı yayın politikası ile yayın yapan sözde Sünni kanalları da vardır. Bunlar da Şia’nın kutsallarına hakaret etmektedir. Her ikisi de düşman tarafından finanse edilmektedir. Çünkü ikisinin de amacı ortaktır: Ümmet içinde mezhepçilik fitnesini körüklemek, gönüllerdeki sevgiyi düşmanlık ve nefrete dönüştürmek.

Ayetullah Merkarim Şirazi İngiliz siyasetçilerden birinin şu sözünü nakletti: Bu siyasetçi açıkça şunu ifade etmiştir: Müslümanlar arasında üç şey olduğu müddetçe biz tehlikedeyiz. Kâbe Müslümanların arasında olduğu müddetçe ve insanlar oraya yöneldiği sürece biz tehlikedeyiz. İslam peygamberinin ismi ezanlarla her tarafa duyurulduğu sürece biz tehlikedeyiz. Kur’an-ı Kerim Müslümanların arasında olduğu sürece biz tehlikedeyiz. Ben Kur’an’ı yakmanızı, Kâbe’yi yıkmanızı ve Peygamberin adını kulaklardan silmenizi, insanların hayatından çıkarmanızı istiyorum. Yoksa Hıristiyanlık tehlike içinde kalmaya devam edecektir.”

Ayetullah Şirazi sözlerine şöyle devam etti: Düşmanın hedefi Müslümanları yok etmek ve İslam eserlerini ortadan kaldırmaktır. Tam bu noktada Müslümanların vahdeti düşmanın oyununu bozmaktadır. “İhtilaf çıkar ve hükmet” formülü üç bin yıl öncesinden hep uygulana gelmiş bir yöntemdir. Burada biz Müslümanlara düşen görev uyanık olmak ve düşmanın oyununa malzeme olmamaktır.

Haber Editörü : Tüm Yazıları